| Bel fıtığında risk faktörleri |
|
|
-Hayatının belli bir döneminde bir kez bel ağrısı geçiren kişilerin üçte birinde ayağa vuran siyatik ağrıları ortaya çıkmakta ve bel fıtığı gelişmektedir. -Hayatın 30-50 yaş arasında bel fıtığı gelişme riski daha yüksektir. 60 yaşından sonra daha çok, birden fazla geçirilen bel fıtığına bağlı olarak, “dar kanal” dediğimiz diğer bir klinik durum söz konusudur. -Erkek kadın arasında hastalığa yakalanma oranında fark yoktur. Ancak hamilelikte, özellikle aşırı kilo alınması sonucu bel omurlarındaki basınç artarak, risk yükselmektedir. -Şişmanlarda hastalık daha yüksek oranda görülür ve tedavisi daha zordur. -Sigara içilmesinin yırtılan kıkırdağın beslenmesinin bozulmasına neden olarak, düzelmede olumsuz etkisi vardır. -Bazı meslek gruplarında hastalığa yakalanma oranı daha fazladır: Ağır yük taşıma ve bedene yük bindiren meslekler, uzun süre otomobil kullananlar, masa başında sürekli oturma gerektiren meslekler. -Sosyo- kültürel farkı daha yüksek kişilerde hastalık hangi aşamada rastlanırsa rastlansın, tedavi olasılığı daha yüksektir. -Düzenli egzersiz yapanlarda , özellikle bel ve karın kasları gelişmiş kişilerde hastalığa daha az rastlanır. Bel fıtığı nedeniyle tedavi edilecek hastalar aşağıdaki evrelerden herhangi birinde bulunur. 1- Ani bel ve/veya ayak ağrısı, yatak istirahati ve ilaçlarla rahatlama oluyor. 2- Ağrılı dönemler tekrarlıyor, kısmen rahatlama oluyor fakat sıklıklar artıyor ve düzelme süresi uzamaya başlıyor. 3- Sosyal, iş ve aile yaşantısının zora sokan ağrılı dönemler, hasta bu durumdan çok şikayetçi. İlaç tedavisi ve istirahate cevap vermiyor. 4- Yukarıdaki 3 durumdan biriyle birlikte, ayakta ortaya çıkan kuvvetsizlik, duyu kaybı, idrar ve dışkılama problemleri. Çekilen MR’da, şikayetleri net olarak açıklayan bel fıtığı. 5- Yerleşmiş bel ağrısı, genellikle yaşlı hasta , yürüdüğü zaman ayaklarında ortaya çıkan kesiklik ,ağrı ve duyu kusurları. MR’da birden fazla seviyede geçirilmiş bel fıtıklarına bağlı, omurilik kanalının daralması. 6- Hiçbir şikayeti kalmamış hastada, MR’da görülen bel fıtığı. 7- Hastanın ağrıları geçmiş, ancak kalıcı kuvvetsizlik ve idrar problemleri mevcut. ![]() HASTALIĞIN TANISINDA: Klinik muayene bulguları, direkt röntgen, MRİ ( Manyetik Rezonans), CT( Bilgisayarlı Tomografi) sıklıkla kullanılır. EMG dediğimiz sinirlerin elektrofizyolojik tetkiki nadiren gerekir. |